uğur
şunu söylemekte fayda var. amerika birleşik devletlerinin adalet bakanlığının bir duvarında şöyle yazıyormuş; 'zor diye bir şey yoktur, imkansızı başarmak biraz zamanımızı alır'.
benim savunduğum fikir şu ; ya bizi korkak yapmışlar.
çocukken 'baban gelecek, yaramazlık yaparsan seni babana söylerim.'
okul çağı gelir, okula gidersiniz. okula gittik, tamam her şey güzel. 'derisi senin, kemiği benim' hadi öğretmen korkusu.
yav hadi okul dönemi de bitti. artık kendinize gelirsiniz de, askerlik dönemi başlar. hadi bu sefer üst devre korkusu. askerlikte tamamlanır. tabi orda yarar sağlanması için belki olağanüstü durumlarda bu sertlikler olmuş olabilir veya bu korku gerekiyor olabilir.
ondan sonra insanların askerden sonra üç senelik serserilik diyelim, böyle daha tatlı söylemek gerekirse çılgınlık diyelim. çılgınlık atmosferi var. eğer zengin aile çocuğuysanız kafeteryalarda, barlarda bunu geçirirsiniz. orda gene korkacaksınız yalnız. 'aman polis gelir, şu gelir, bu gelir, birileri bize sataşır'. normalinde maddi durumunuz kötüyse çılgınlık hayatınız kahvehanelerde geçer. orda da gene 'aman polis gelir, aman bi belalı şunu yapar'
daha sonra maddi durumunuz iyise, derler ki; 'hadi oğlum sen babanın yanına git, bak baban yaşlanıyor işleri güçleri devralacaksın.' gider bu defa işlerin başına geçer. maliyeci geliyor kork, vergici geliyor kork, şundan kork, bundan kork. eğer maddi durumunuz kötüyse sizi torpille bir işyerine sokarlar. şeften kork, müdürden kork, patrondan kork.. la havle...
ondan sonra gelir yaşlılık... yaşlandık, ne yapacağız? ibadet edeceğiz, inanıyorsak. şimdi dini öyle bir öğretmişler ki, bu sefer direkt olarak ilk kelime 'Allahtan kork, gittin cehenneme yandın, bittin olum sen. var ya ne yaparsan yap, yoksun. dünyanın kaderi, yapısı böyle.
şimdi doğduğundan, öldüğüne kadar korkuyla anlatılan, korkuyla büyütülen bir millet. yani ben şunu demek istiyorum. bir ırkın kaderinden korkunun çıkması lazım. düşündüm zamanında kendi kendime, dedim ki; 'yav korkmuyorum, kimseden korkmuyorum ya. çok sevdikleri dünya onların olur.
en fazla burdan giderim.