ÜCRETSİZ ABONE OLUN:
http://www.youtube.com/user/mrruhicenet?sub_confirmation=1
TAKİP EDİN:
https://www.facebook.com/RuhiCenetVideolari
https://twitter.com/RuhiCenet
http://www.youtube.com/user/mrruhicenet?sub_confirmation=1
Videoda kullandığım kaynaklara buradan ulaşabilirsiniz:
http://www.ruhicenet.net/2014/05/icerik-kaynaklar.html
Ruhi Çenet Videoları - 39. Video.
"Uzaydaki En Korkunç Şeyler: Kara Delikler" başlıklı videonun metnini buradan okuyabilirsiniz:
İçinde yaşadığımız evren inanılmaz derecede büyük ve farklı renklerdeki güzelliklerle dolu. Ama aynı zamanda bilinmez ve korkutucu.
Durmaksızın artan karanlığının içinde 100 milyarlarca galaksiden fazlasının olduğunu bilmek insanın kendisinin ne kadar küçük olduğunu hatırlaması için fazlasıyla yeterli. Ama bunların yanında kadim evrenin derinliklerinde insanoğlunun göremediği, dokunamadığı, hatta en gelişmiş donanımlarla bile anlamakta güçlük çektiği korkunç bir şeyler var.
Önlerine çıkan her şeyi içine çekip paramparça eden korkunç kara delikler var.
Kara delikler, hiçbir gözlem aletiyle görülemeyen, ancak etraflarında meydana getirdikleri tesirler ve değişiklikler nedeniyle fark edilebilen uzay sahalarıdır. Bir kara deliğin en önemli özelliği gezegenleri ve yıldızları kendi içine doğru çekip inanılmaz derecede büyük bir baskıyla sıkıştırarak yok etmektir.
Peki bir kara delik nasıl oluşur?
Bir hipoteze göre Güneş'ten daha büyük dev bir yıldız ömrünün sonuna geldiğinde büyük bir patlama geçirir. Yıldız, Güneş'in parlaklığından yaklaşık olarak 100 milyon kat daha fazla parlaklık saçan ve süpernova olarak adlandırılan bu patlama esnasında dış kısımlarını uzaya doğru atar ve çekirdeği kendi içine doğru büyük bir baskıyla sıkışmaya başlar. Bir süre sonra yıldızın iç kısmı o kadar çok sıkışır ki çekirdeğini oluşturan madde maddelik özelliğini kaybeder.
Dünya'mızdan milyonlarca kat daha büyük olan yıldız birkaç km2'lik bir alana sıkıştığında çok yüksek bir yoğunluğa ulaşmış olur. Böylece yıldız yakınındaki her şeyi içine çekip yok eden bir kara deliğe dönüşmüş olur.
Bu durumda oluşan kara delik, önüne çıkan bütün gezegenleri, yıldızları ve kendisinden daha küçük olan diğer kara delikleri içine çekip yutmaya başlar ve yuttukça büyür ve büyüdükçe gücü daha fazla artar.
Ayrıca deliğin merkezindeki çekim kuvveti çok fazla olduğu için zaman burada Dünya'dakine kıyasla çok daha yavaş akar.
Bir cisim kara deliğin merkezine ne kadar yakın olursa kara delik o cismi o kadar güçlü çeker.
Kara deliklerin içindeki geri dönememe kuşağına "olay ufku" denilir.
Ve olay ufkunun içine giren hiçbir nesne kara deliğin çekiminden kurtulabilecek kadar hızlı değildir ve kara delikten kaçamaz. Buna saniyede yaklaşık olarak 300 bin kilometre hıza sahip olan ışık da dahildir.
Samanyolu galaksisinin merkezinde kütlesi Güneş'imizinkinden 4 milyon kat daha fazla olan dev bir kara delik bulunur. Neyse ki bu kara delik dünyaya karşı bir tehdit unsuru oluşturamayacak kadar uzak olmamakla beraber çok fazla aktif değildir. (bu kara deliğin adı sagittarius a)
Bilinen en büyük kara delik NGC 4889 isimli bir galaksinin merkezinde Güneş'inkinden 21 milyar kat daha fazla bir kütleye sahip bir kara deliktir.
Bu kara deliğin olay ufkunun çapı tahminen 125 milyar kilometre karedir ve bu kara deliğin büyüklüğünün 9'da 1'i bile Güneş de dahil olmak üzere güneş sistemimizin içindeki her şeyi tek seferde kolayca içine çekerek yok etmeye yeterlidir.
Peki eğer teorik açıdan düşünüldüğünde uzay gemisinden inen bir astronot bir kara deliğin etkisine girecek olursa neler olurdu?
Astronot, ilk olarak ışığın da kara delik tarafından etkilenecek olmasından dolayı çok garip bir manzarayla karşılaşırdı.
Daha sonra astronotun vücudunun hangi kısmı olay ufkuna ilk girerse ilk yüksek çekim o kısma uygulanırdı.
Örneğin astronot bu kuşağa ayakları önde olacak bir şekilde girerse astronotun vücudu ayaklarından itibaren kara deliğin merkezine doğru şiddetle çekileceği için bacaklarında inanılmaz bir uzama görülürdü. As...