maskeler
durgun suya tek bir taş atsan.
o dalga ile başlar bu cehennem.
hoş geldin.
sonra yalnızlıktan iki nokta olursun.
dağılırsın.
tek nokta,
tek bir yüz,
tek bir maske yeter sandın.
seyret sonrasını,
kendi içine yuvarlar masken seni.
sevişmeler yetmez.
hani şu...
gözlerinin içinden,
bir an ayrılmadan olanlar...
o kasılmalar yetmez.
tek maske olmakta yetmez sana,
tek beden olmakta yetmez,
tek ruh olmakta...
bu yüzden maskelerine sarıldın.
denemelerin bitmez,
başka adamlarda.
her seferi, düşmesi, tekrarı,
seni bana geri getirmez.
sadece yeni maskeler takacaksın.
ayrılığın iltihaplı yaralarını kazımaya,
yolda bulduğun o kırçıllı kuş tüyü kadar olacak,
çaban,
uykusuzluğun,
körlüğün...
bu yüzsüz suratların
ve hüznünün kelâmsız acısı.
bunları göstermemek için,
binlerce maske,
sahtekarlıklar da yetmez.
çünkü acı gizlenmez,
sızar her çatlaktan.
sonunda, şeytanlaşırsın ve
yeni bir suratın olur.
ki sen, düşmüşsün ayrılıkla.
çatlak ne ki? her yanın kırık,
şişik, patlak, bükük, bıkık..
sarılmak yetmez.
anlamak yetmez.
yüzlerin yetmez.
ağlamak bitmez.
öfken geçmez.
eş ruh olmak,
ruhun olmayınca neye yarar.
sadece bağlanır "eş" olursun,
"ruh" susar,
maskeler konuşur.
şimdi git bak aynaya.
kıvran dur...
taktığın bu maskelerden,
için içine de girmiş,
nefret dolusun...
joseph erdem
terapist & eğitmen
(⚠️iş bu video ve içeriği, 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri kanununca, telif hakkına tabidir ve sahiptir. değiştirerek, tahrif edilerek, içerikten görüntü ya da ses çıkartıp eklenerek ve/veya izinsiz yayınlanamaz. joseph erdem 2019©️)